• Sibel Keyvan

Hareket ve Zihin Sağlığı


Market alışverişleri ve zorunlu haller dışında dışarı çıkmamızın yasaklandığı Mayıs 2021 karantinasının sekizinci gününden bildiriyorum: Hava iyice ısındı, İstanbul’da mor salkımlar açtı, müthiş renkleriyle kokularıyla sokakları boyuyor. Bugüne kadar şehrin gürültüsünden midir bilmem hiç duymadığım kadar farklı kuş sesiyle uyanır oldum. Bahar “ben geldim hadi sokağa gelsenize” diye avaz avaz bağırıyor ama ne çare… Hep birlikte başka baharları da görmek adına evdeyiz ve sabırlı olmaya gayret ediyoruz.


Hareket etmek, yürüyüş yapmak benim hayatımın vazgeçilmez bir parçası. Mucizevi etkisini sadece bedenen değil, ruh sağlığımda ve zihnimin sakinliğinde de görüyor ve yaşıyorum. Ayrıca 25 yılı aşkın çalışma hayatımda gösterdiğim performansın, motivasyonun en büyük destekçisidir düzenli yürüyüşler ve spor. Bu karantina dönemleri maalesef hareketi sınırlıyor. 7/24 fiziksel aktivite olsun diye temizlik ev işleri yapacak halimiz de yok, haliyle daha çok oturuyoruz.


Hareketin Depresyonu İyileştiriyor!

Geçenlerde edebiyat ve psikoloji alanında uluslararası çalışmalar yürüten yazar Nihan Kaya’nın hareket ve depresyon ilişkisi üzerine paylaştığı bir araştırmayı okudum. Sonuçları oldukça çarpıcı!


Psikiyatristler depresyon tanısı konmuş insanları üç ayrı gruba ayırıyorlar: Birinci grup, haftada 3 - 4 kez bedene zarar vermeden hareket etme konusunda bilgili bir psikolog eşliğinde, tempolu yavaş koşu yapıyor. İkinci grup, psikiyatristlerden zamana tabi psikoterapi alıyor ama egzersiz yapmıyor. Üçüncü grup ise, zaman sınırlaması olmayan psikoterapi alıyor ancak egzersiz yapmıyor. Amaç, farklı türlerde psikoterapi ile hareketin etkisini kıyaslamak.


Onuncu haftanın sonunda, birinci gruptaki koşan ve hiç terapi almayan kişilerin depresyonu tamamen geçiyor. (Bir kadın hariç. Bu kadın koşamadığı için altıncı haftada yürümeye başlıyor. Fakat depresyonu tamamen geçmese de çok hafiflediği tespit ediliyor.)


Bu iyileşme, psikoterapi alan ama egzersiz yapmayanlarda görülmüyor. İşin ilginç kısmı ise şu, üç grup da on iki boyunca izleniyor. Bir yıl sonra terapi alıp egzersiz yapmayanlar depresyondayken, koşanlarda depresyondan hala izi olmadığı görülüyor.

(Kaynak: Griest, Klein, Eischens, et al., "Running as Treatment for Depression”, Comprehensive Psichiatry 20, No 1 (Ocak – Şubat 1979 sayısı)


Hareket Beyni Besliyor…

Uzmanlar düzenli fiziksel aktivitenin, özellikle yürüyüş ve koşmanın duygusal duruma iyi geldiğini, zihnin daha iyi çalışmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Hareket etmek beyne giden kan akışının ve oksijen miktarının artmasını sağlıyormuş. Beyin de bir organ ve iyi beslenmesi gerekiyor, hareket beyni besliyor ne müthiş değil mi? Ayrıca düzenli egzersiz yapan kişilerin vücutlarında salgılanan endorfin sayesinde kendilerini daha mutlu hissettikleri ve daha küçük şeylerden keyif almaya başladıkları tespit edilmiş. Ben bu mutluluk etkisini, özellikle sabah erken yaptığım sporda daha yoğun hissediyorum, sanki günüm daha bir güzelleşiyor, yaşama sevincimi artıyor.


Bir tarafta düşünmemiz gereken ekonomik gerçekler, yetiştirmemiz gereken işler var, diğer yanda pandeminin hayatımıza çizdiği sınırlar! Uzaktan çalışma sisteminde de henüz deneysel bir dönem geçiriliyor olmasından kaynaklı, uzun saatler bir bilgisayar ekranına bağlı kalmak da üstüne tuz biber ekti…


Bu karantinanın bitmesi için daha önümüzde en az on günlük bir süre daha var. Bu süreyi bedenen olduğu kadar ruhen de mümkün olan en sağlıklı şekilde tamamlamak üzere neler yapılabilir diye biraz kafa yordum, çevremdeki diğer çalışanlarla da konuştum.


Pandemide bazı şirketlerin çok iyi niyetli bir çaba ile çalışanlarına, yine bilgisayar üzerinden iş arkadaşlarıyla sohbet, birlikte kahve içme gibi sosyalleşme ortamları yarattığını, online yoga, nefes, pilates vb. bedensel egzersiz dersleri sağladıkları gibi çözümler duyuyorum. Her birinin olumlu katkıları olacaktır elbet. Ancak düşünsenize işe gidiş gelişiniz dışında, ofis ortamındayken günde kaç kere açık havaya çıktığınızı, verdiğiniz molaları, iş arkadaşlarınızla kısa sosyalleşme sürelerinin ve özgürce hareket etmenin size ne kadar iyi geldiğini.


İşte tam da bu nedenle ben en iyi çözümün; günlük iş akışında nefes alacak aralıklar yaratmak olduğunu düşünüyorum. Bu çalışanın iş süresinden çalınacak vakit diyenler olabilir, onlara da; normal olmayan bu şartlar altında çalışma sürelerinin kontrollü azaltılmasının, daha mutlu, performansı daha yüksek ve sürdürülebilir insan kaynağı sağlayacağını hatırlatmak isterim.


Bırakın insanlar belirlenen aralıklarda dilediklerini yapsınlar… Çalışan o vakti gönlünden geçtiğince nasıl istiyorsa öyle değerlendirsin. Eminim telefonunu kapatıp, maillerine bakmayacağı gün içindeki bir saat bile, yeniden işinin başına döndüğünde daha kolay odaklanmasını sağlayacak, motivasyonunu da performansını da artıracaktır.


Ben birkaç yıldır home ofis çalışıyorum. Ancak özellikle karantina dönemlerinde bedensel ve ruhsal sağlığımı korumak üzere yaptıklarıma yeni birkaç şey ekledim sizinle de paylaşmak istiyorum:

  • Balkona yeni çiçekler aldım, çok küçük bir alan ama plaj sandalyesiyle küçük bir sehpayı oraya sığdırmayı başardım. Fırsat buldukça orada vakit geçiriyorum ya çalışıyorum ya da temiz havada keyif yapıyorum.

  • Bir gün önceden ertesi günü planlıyorum. Olabildiğince o plana uymaya gayret ediyorum. Bu planda da mutlaka dinlenmeye ayırdığım aralıklar bulunuyor.

  • Sabah erken kalkıp güne egzersizle başlıyorum. Her gün düzenli egzersiz yapmaya çaba gösteriyorum. Düzenli meditasyon yapıyorum.

  • Market alışverişini pek sevmezdim ancak bu süreçte en sevdiğim aktivite haline geldi ☺ Her gün sırayla bulunduğumuz semtteki yeni bir marketi keşfediyorum, malum alınacaklar bitmiyor, anlarsınız işte! her gün bir parça alacak bir şey buluyorum.

  • Marketlere her gün farklı yollardan, boş ara sokaklarda gezinerek gidiyorum ve her seferinde yürüme mesafemi biraz daha artırıyorum.

  • Gün içindeki verdiğim aralıklarda eğlenceli diziler, filmler, videolar izliyorum.

  • Evde çalışırken mutlaka rahatlatıp, konsantrasyona destek olan müzikler dinliyorum.

Peki sizin karantina motivasyonunuz nedir?

42 views0 comments

Recent Posts

See All