• Sibel Keyvan

Hafta sonlarının yeni işgalcisi: Ev İşleri!


Pandemi süreci, yasaklar ve sağlığımızı koruma zorunluluğu bizi evde tutuyor. İstanbul bir süredir yine hafta sonlarını sokağa çıkma yasaklarıyla geçiriyor. Üstelik bu hafta Cuma’yı da dahil ettiler, üç gündür karantinadayız. Gerekliliğinin farkındayım tabi ancak uzun karantina süreleri de pek iyi hissettirmiyor.


Ben de bu karantinadaki hafta sonu yasaklarını olabildiğince işle ilgili bakmam gereken konulara, blog yazılarıma ya da yüksek lisans okumalarına ayırıyorum ki kısıtlanmışlık hissi biraz olsun azalsın. Kurumsal hayatta çalışıyorken hafta sonlarını iple çekerdim. Hele cumartesileri haftanın en sevdiğim günüydü, ertesi gün erken kalkmayacak olmanın verdiği rahatlıkla mutlaka cumartesi gününe, gecesine program yapar, arkadaşlarımla keyifli buluşmalar organize ederdik. Takip ettiğim grupların konserleri, gitmek istediğim etkinler o güne rastlarsa da mutluluğum ikiye katlanırdı.


Yoğun çalıştığım dönemlerde evin temizlik işlerine vakit ayırmak mümkün olmuyordu, dışarıdan destek alıyordum. Bu işler cuma yapılsın istiyordum ki hafta sonu evde olduğum saatlerde evin temiz ve düzenli halini keyfiyle yaşayabileyim.


Şimdi durumlar nasıl derseniz, temizliği de, yemeği de, ütüyü de, ev toplayıp cam silmeye kadar ne gerekiyorsa ben yapıyorum. Misafir gelecek falan da değil, malum pandemi, kendim için yapıyorum. Bunları yapmayı seviyor muyum? Hayır. Ama temiz, düzenli evde yaşamak istediğim için mecburum yapmaya. Zorlanıyorum diyemem ama seçeneğim olsa yapmam ☺


Hiç bitmeyen nankör ev işleri

Kadın erkek farketmeksizin hepimiz kendi ev işlerimizi kendimiz yapar durumdayız. İyi kötü severek yaptıklarımız var, hiç katlanamadıklarımız da… İnstagram’da takip ettiğim çoğu kişi, pek çok arkadaşım dahil bu süreçte Mengenli aşçılarla yarışır yemekler, ekmekler, pasta börekler, tatlılar yaptılar, yapıyorlar. Ne yalan söyleyeyim çok sevdiğim şeyler olunca yutkunarak bakıyorum. Ama evde olursa yememek de çok zor. Sağlıklı yemek pişirmek dışında pek mutfağa girmemeye çalışıyorum. Sağolsunlar şanslıyım kardeşim ve yan komşum müthiş yemekler yapıyorlar, onlarınkiler yetiyor!


Malum spor salonları kapalı, evdeki aletlerle yapılan egzersizler ve hafta içi sahil yürüyüşleri de bir yere kadar. Evde geçirilen zamanlar atıştırmaya yol açıyor çok abartmamak, dikkat etmek gerekiyor. Geçenlerde bir yerde okudum yapılan ev işleri rutin harekete giriyormuş belli bir süre sonra harcanan efor artırılmazsa vücut çok kalori yakmıyormuş! Gerçek olamaz bence bu! Ev işleri, ne kadar bilemem ama kesinlikle kalori harcatıyor, çok yorduğu da kesin.


Bu süreçte benim gibi kendi ev işlerini kendisi yapanlardansanız, dağıtmamayı, düzenli olmayı, aldığınız şeyi aldığınız yere koymayı, minimum eforla maksimum sonuca ulaştıracak şekilde planlamada ustalaşmışsınızdır! Temizliğin market alışverişinden sonra yapılması, çamaşırların ve ütünün art arda günlerde yapılması, havalar güneşli ise cam silinmesi gibi… Örneğin geçen hafta camları temizlemek gerekiyor diye düşünürken baktım hava durumu yağışlı günler diyor, emeğim boşa gitmesin dedim vazgeçtim☺ Hiç sevmiyorum cam temizlemeyi!


Çalışma hayatında şirketlerin büyük meseleleri ile uğraşırken evin Teksas topu gibi uçuşan tozlarına tahammül etmek pek de mümkün olmuyor. Hem çalışma hayatının hem de ev işlerinin çakıştığı zamanlar oluyor. İşteki gibi evdeki işlerin de paylaşılması, sorumluluğun dağıtılması ve işlerin planlanması gerekiyor ki hayat hepimize kolaylaşsın. Yalnız ev işleri çok nankör! Ne kadar dikkat ederseniz edin unutmayın, en fazla bir hafta sonra aynı işi aynı şekilde yeniden yapmanız gerekecek…


İçinde severek yaptıklarımız var tahammül edemediklerimiz de. Evde yaşayan başka birleri varsa görev dağılımı yapmakta fayda var. Madem mecburuz bari herkes sevdiği işi yapsın değil mi?


Kirli ve dağınık eve katlanamadığım için temizliğe kendimi motive ediyorum, bayağı işe yarıyor. “Temizledikten sonra ayaklarımı uzatıp, elime kitabımı, kahvemi alıp keyfini çıkaracağım” motivasyonuyla hızlıca geliştirdiğim tekniklerle temizliyorum evi. Bir yılda da bayağı pratik yaptım. Her seferinde bir öncekine göre hızım artıyor. Ütü yaparken de mesela ya podcast dinliyorum ya da Armağan Çağlayan’ın YouTube kanalındaki Gör Beni röportajlarını izliyorum. Düşündüm bu işleri yaparken nasıl iyi hissedebilirim diye bunları buldum, eminim sizin de keşfettiğiniz kolaylıklar vardır.


Neden bunlardan bahsettin derseniz, üç günlük karantinada evin dağılmasına neden bu kadar tahammülsüz olduğumu düşündüm. Evde olunca evin neresinde ne var, neresi düzenlenecek, neresi temizlenecek ister istemez görüyorsunuz. Bir iki kayıtsız kalsanız da ertelemek kısa vadede mutlulukken, uzun vadede olayı daha fazla zaman harcayacak, efor gerektirecek bir probleme dönüştürüyorsunuz. Zamanında yapmak en iyisi sanırım.


Bir deterjan reklamındaki gibi çocuklara “kirlenmek güzeldir” deniyor da, o kıyafetleri onca işi arasında yıkayıp, ütüleyen kişilerin psikolojisi düşünülmüyor nedense! O slogan umarım artık kullanılmıyordur! Şaka bir yana neyse umut verici bir buluş akıllı robot süpürgeler çıktı da rahatladı insanlar, ben henüz almadım ama istiyorum. Madem teknoloji bu kadar gelişti biz de nimetlerinden sonuna kadar yararlanalım, hayatımız kolaylaşsın değil mi?


Ev işleri ne kadar kolaylaşır onlara harcadığımız vakit ne kadar azalırsa, ürettiğimiz işleri daha bir keyifle yapıp hayatı tadını çıkarmaya o kadar vakit yaratabiliriz diye düşünüyorum. Bilim adamlarına buradan seslenelim o halde, bu alandaki keşifleri ve yeni teknolojileri sabırsızlıkla bekliyoruz!..

94 views0 comments

Recent Posts

See All